Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen oturma eylemine, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, belediye başkan yardımcıları, CHP’li belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.
Lal Denizli: “Bugün Sesimizi Oturarak Çıkarıyoruz”
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, eylemde yaptığı konuşmada, seslerini bu kez farklı bir şekilde duyuracaklarını belirtti:
“Bugün konseptimiz biraz daha farklı; bugün sesimizi oturarak çıkarıyoruz, adalet çağrımızı burada dile getiriyoruz. Kimisi geleceği için endişeleniyor olabilir, kimisi yoksulluk nedeniyle burada olabilir. Bugün Türkiye’de bu kadar farklı siyasi görüşten, bu kadar farklı ideolojiden insanın meydanlarda bir araya gelmesinin temel sebebi, herkesin burada olmasını gerektiren bir nedeni olmasıdır.”
Denizli, oturma eylemi boyunca söz almak isteyenlere de fırsat tanınacağını belirterek, herkesin kendi gerekçesini ve iletmek istediği mesajı paylaşabileceğini ifade etti.
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’dan Mektup: “Umutsuzluğa Kapılmaya Hakkımız Yok”
Denizli, yol arkadaşı Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın kendisine gönderdiği mesajı okuyarak, içerideki tutukluların umutlarını kaybetmediğini ve kendilerine güvendiklerini vurguladı:
“Emin ol, yeni başlıyoruz. İmamoğlu ya da benim bildiğim İmamoğlu, bu duvarları milletle birlikte yıkar, vicdanlı Cumhuriyetçi tüm kadroyu toplar. Sonrası büyük aydınlık.”
Mektubu yazan kişi bir haftadır hapiste. Diyor ki: ‘Size ne oluyor? Kendinize gelin. Daha yeni başlıyoruz.
Dolayısıyla, içeride bu umudu taşıyan, bugünün karanlığından kurtulmak için gün sayan insanlar varken, bizim omuzlarımızı düşürmeye, umutsuzluğa kapılmaya hakkımız yok. Çünkü onlar dimdik duruyorlar. Çünkü kendilerine güveniyorlar, masum olduklarını biliyorlar. Bu yüzden bize düşen, sabırla ve umutla o günü beklemek, o gün için çok çalışmak.”
Ahmet Güler: “Çeşme Kent Konseyleri, Toplumsal Hareketin İçindedir”
Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, Kent Konseyi’nin bu süreçteki duruşuna yönelik eleştirilere yanıt verdi:
“Dediler ki, Kent Konseyi 567 sayılı Belediyeler Kanunu’na göre kurulmuş bir organ. Bu kanuna göre, Kent Konseyi kamu kurumlarını, belediyeleri ve sivil toplum kuruluşlarını temsil eden bir yapıdır. Peki, kanunlar neye göre yapılır? Kanunlar, o ülkenin anayasasına dayanır. Biz de Kent Konseyi olarak anayasaya ve onun öngördüğü çerçeveye göre hareket ederiz.”
Güler, anayasanın yok edilme tehlikesi karşısında Kent Konseyi’nin sessiz kalamayacağını vurgulayarak şunları söyledi:
“Eğer Kent Konseyi, ülkedeki adaletin yok olduğunu ya da yok edilmek üzere olduğunu fark ederse, buna sessiz kalamaz. Çünkü anayasa ve adalet ortadan kalktıktan sonra Kent Konseyi’ne de, çevre derneklerine de, hayvan koruma derneklerine de, kadın derneklerine de gerek kalmaz.”
Eleştiriler arasında, Kent Konseyi’nin CHP’nin çağrısına katıldığı iddiasının yer aldığını hatırlatan Güler, bu durumu şu sözlerle yanıtladı:
“Ekrem İmamoğlu, Türkiye’de son yaşanan olaylarda sadece bir simgedir. Yaşananlar, yalnızca Ekrem İmamoğlu meselesi olmaktan çıkmış, geleceğe dair bir endişeye dönüşmüştür. Ekonomimiz, temel haklarımız, her şeyimiz tehlikedeyken, bu süreci yalnızca bir partiye indirgemek doğru değildir. CHP’nin çağrısına mı gidiyorsunuz diye soruyorlar. Peki, başka bir organizasyon var mıydı? Eğer diğer partiler de bu konuda inisiyatif alsaydı, onlar da organize etseydi, insanlar oraya da giderdi. Zaten organize olmayan hiçbir hareket, güç olamaz.”
Güler, yaşananların sadece bir parti meselesi olmadığını vurgulayarak, sürecin toplumsal bir hareket haline geldiğini söyledi:
“Bugün, 15-15,5 milyon insan oy kullandı. Peki, hepsi CHP’li miydi? Bu hareket, sadece bir partinin değil, toplumun ortak mücadelesidir. Kent Konseyi, toplumsal bir hareketin içindedir ve toplumun temsil gücünü taşımaktadır. Teşekkür ediyorum, hepinize.”
Vatandaşlar: “Bu Mücadele, Sadece Ekrem İmamoğlu İçin Değil”
Oturma eylemine katılan vatandaşlardan bazıları da söz alarak, neden orada olduklarını anlattı. Konuşmacılar, mücadelenin sadece Ekrem İmamoğlu meselesi olmadığını, ülkenin geleceği, adalet ve demokrasi için bir araya geldiklerini belirtti.