Tanrı kendi yarattığı Ademoğlu'ndan pişman olmuştu..
Çünkü onun kulları yeryüzüne kötülük salmıştı..
Cezalandırılmaları gerekiyordu..
Peygamberi Nuh'a bir gemi yapmasını ve gemiye yeryüzündeki canlılardan birer çift almasını söyledi..
Nuh gemiyi yaptı, içine her canlıdan birer çift koydu..
Sonra o büyük tufan başladı..
Dünya Tanrının gazabına uğradı..
Yeryüzündeki tüm canlılar sel sularından boğuldu..
Gemidekilerin dışında tek bir yaşayan canlı kalmadı..
Tufan durduktan sonra Nuh peygamber suların çekilip çekilmediğini anlamak için geminin penceresinden bir güvercin saldı..
Güvercin ağzında yeni koparılmış zeytin yaprağıyla döndü..
Bu sadece suların çekildiğinin habercisi değildi..
Zeytin ağacının ölümsüzlüğünün de kanıtıydı..
Tanrının gazabına karşı direnen tek canlıydı.
Ve dinlere göre insanlık o güvercinin ağzında getirdiği zeytin dalıyla yeniden hayat buldu.
*. *. *
İyonyalı ozan Homeros, Ege sahillerinde dolaşıyordu..
Bir gün bir zeytin ağacının gölgesinde uykuya daldı..
Rüyasında altında yattığı ağaca sordu.
“Senin sahibin kim?”
Zeytin ağacı, dallarını eğip Homeros’un kulağına fısıldadı.
“Herkese aitim ama kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım."
*. *. *
M.Ö.17'nci yüzyıldı..
Yeni kurulan şehir devleti Atina'yı kimin koruyacağı gündeme geldi..
Baş Tanrı Zeus, Tanrılar Meclisi’ni topladı..
Alınan karara göre yeni kente en değerli armağanı veren tanrı veya tanrıça Atina’nın koruyucusu olacaktı..
Yarışmaya deniz tanrısı Poseidon ile akıl, bilim ve sanat tanrıçası Athena katılmıştı..
Poseidon bir at yaratıp, kente hediye etti..
Ancak bu at kanatlıydı..
Hem uçuyor, hem rüzgar gibi koşuyordu..
Çok da güçlüydü..
Poseidon bu atla her savaşın kazanılabileceğini söyledi..
Sıra Athena'ya gelmişti..
Tanrıça Athena'nın hediyesi ise yarattığı bir zeytin fidanıydı..
Bu fidan büyüyüp dev bir ağaç olacak ve yüz yıllarca yaşayacaktı.
Meyvesinden sağlıklı bir sıvı elde edilecekti..
Bu sıvı yaraları iyileştirecek, geceleri aydınlık saçacak, sıcak havalarda gölgesiyle insanları kucaklacak, odunuyla onları ısıtacaktı..
Tanrılar Meclisi ve halk Athena'yı yarışın galibi ilan etti..
Şehir devleti'nin adı bu yüzden Atina oldu..
Ve Athena'nın hediye ettiği zeytin fidanı Akropolis'e dikildi..
*. *. *
Aradan yüzyıllar geçti..
Tarih M.Ö.480'dü..
Pers İmparatorluğu Atina'yı işgal etti..
Tüm kentle birlikte Akropolis'i de yaktılar..
Atina kül olmuştu..
Yıllar sonra Akropolis yıkıntıları arasında kalan bir zeytin ağacı filizlendi..
Yeniden canlandı..
Kısa sürede tüm Ege ve Akdeniz'e yayıldı..
Yunan mitolojisinde bütün zeytin ağaçlarının, Athena'nın yarattığı bu ilk zeytin ağacından çoğaldığına inanılır..
O günden sonra Solon kanunlarıyla Yunanistan'da zeytin ağacı kesmenin cezası ölüm oldu..
*. *. *
Zeytin insanlık tarihi boyunca kutsal kabul edildi..
Zeytin ağacı akıl ve zaferin sembolüydü..
Herkül'ün silahı zeytin ağacındandı..
İmparatorlar halkı başlarında zeytin ağaçlarından yapılan taçla selamlardı.
Zeytin dalı barışın sembolüydü..
Olimpiyatlarda kazanan sporcuya zeytin dalından yapılmış taç takılırdı..
Zeytinyağı ise saflık ve sadeliğin sembolüydü..
Yeni doğan çocuklar zeytinyağıyla kutsanırdı..
*. *. *
Tüm Ege'de olduğu gibi Datça'da da bugünler zeytin günleri..
Köylü zeytin silkiyor bugünlerde..
Çoluk çocuk, yaşlı genç işbaşında..
Hava kararana kadar çalışıyor herkes..
Öyle kolay değil..
Yorucu bir iş..
Elde uzun sopa, dallara vurup zeytinler yere düşürülüyor.
Sonra düşenler toplanıyor..
Dalı yaprağı ayıklanıp, çuvallara konuluyor.
Ardından hemen mengenlere (yağhane) götürülüp, sıktırılıyor..
Çoğu soğuk sıkım..
Düşük asitli..
Rengi koyu yeşil..
Mis kokulu..
Tadı nefis..
Bir arkadaşım kendi zeytinyağından armağan etti bugün..
Mükemmel..
Tadına ve kokusuna hayran kaldım.
Ama bir sorun var..
Köylü bu kadar yoğun emeğin ve alın terinin karşılığını almıyor..
Çünkü üretici değil, hep aracı kazanıyor..
Yaşasın cumhuriyet!.
Yaşasın kapitalizm!.
*. *. *
Neyse..
Zeytini siyasete bulaştırmayalım!..
Sözü Nazım Hikmet ile noktalayalım.
"Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından."
*. *. *
Zeytin dikin dostlar..
Zeytin yiyin..
Çünkü insanlık zeytinle başlar..
(Sedat Kaya, Datça)
