Kuşadası'nda 21-24 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek Ege Bölgesi Ağırlama Konaklama Teknolojileri ve Ev Dışı Tüketim Fuarı'nda, "Sürdürülebilir turizm" başlıklı belediye başkanları söyleşisinde konuşan Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, sürdürülebilir enerji ve turizm hakkında görüşlerini açıkladı.
Yaptığı konuşmada, sürdürülebilir turizm anlayışının hem sürdürülmesi, hem de korunmasının planlamadan geçtiğini vurgulayan Çeşme Belediye Başkanı Dalgıç, "Önce plan yapmanız gerekir. Temiz enerji dediğimiz güneş enerjisi de, rüzgar enerjisi de birçok bölgede olduğu gibi Çeşme'de de sıkıntıları beraberinde getirmeye başladı. Yerleşim alanları içerisine kadar gelen rüzgar enerji santralleri, sürdürülebilir turizm anlayışımız içindeki temiz enerjiyi baltalar bir noktaya geldi. Plan demeye çalıştığım konulardan bir tanesi budur" diye konuştu.

"Planlamayı öne çıkarmak zorundayız"
Ülke olarak, Misak-ı Milli sınırları içinde çok şanslı bir coğrafyada olduğumuzu belirten Başkan Dalgıç, "Ülkemizin her köşesinde, hem tarihsel, hem de doğal kaynaklar olarak bakıldığı zaman, çevre ile birlikte inanılmaz bir zenginliğimiz var. Bu kadar varlığımız olan topraklarda, 'Şu kadar turist geliyor. Milli hasılaya şu kadar katkısı var' diye tartışılıyor. Ama her şeyden önce planlamayı öne çıkarmak zorundayız. Denizi koruyabilmeniz için, yapılaşmayla ilgili veya altyapıyla ilgili planları bitirmek zorundasınız. En başta da evsel atık ve kanalizasyon sorunlarının çözülmesi gerekli. Turizm alanları içerisinde, binanın yüksekliğinden, konaklanacak yatağın genişliğine kadar, bölgesel olarak planlayamazsanız, ne kadar önlem alırsanız alın, bir süre sonra sürdürülebilir turizm anlayışını veya sürdürülebilir yaşamı mutlaka baltalıyor" şeklinde konuştu.

"Atalarımızın mirasını inatla korumalıyız"
Çeşme'de, atalarımızdan miras kalan, gerçekten inatla korunması gereken bir mimari yapı olduğuna dikkat çeken Dalgıç, "Bu yapıyı inatla korumamız gerekiyor. Ama ne hikmetse, bunu yok etmek için daha yüksek kat, daha geniş binalar, daha geniş tesisler için çalışmalar yapılıyor. Öncelikle bunları planlamak gerekir. Geçen yıl da yaptığım konuşmada, plan üzerine çok dikkat çekmiştim. Ülkemizde, her kurum ve kuruluş bir plan yapıyor. Çevre Bakanlığımız'dan, turizmden, belediyelerden, kara yollarından tutun herkes bir planlama yapıyor. Siz bir bölge planlamaya çalışıyorsunuz, Enerji Bakanlığı, enerji ruhsatı veriyor. Siz bir bölge planlamaya çalışıyorsunuz, MTA, maden arama ruhsatı veriyor. Böyle bir çelişkiler yumağı içerisinde, hele Çeşme gibi çok özellikli bölgelerde, sürdürülebilir yapıyı korumanız çok kolay değil" diye ifade etti.

"Mimari koruma, ekonomik dönüş sağladı"
İki dönem Alaçatı'da, bir dönemde Çeşme'de Belediye Başkanlığı yaptığını söyleyen Dalgıç, "Tek yaptığım şey; korumak. Binanın yapısını korumak, bize miras kalan yapıları ayağa kaldırmak, fazla alanları imara açmamak, imara açılan alanlardaki kat irtifakını iki katın üzerinde vermemek ve alan daraltmakla uğraşıyoruz. İnanın ki, bunu başardık. Mimari olarak koruma çalışmalarımız, ekonomik olarak çok yüksek dönüş yaptı. Bu dönüşün rakamları, basın organlarında da yayınlandı. Konaklamanın bedeli ile binanın değerinin ne konumlara geldiği ortada. Biz, belediye olarak bir şey yaratmaya çalışıyoruz. Kendi yaşadığımız coğrafyanın içerisinde, her bölgenin kendine özgü hem mimarisi, hem de yerel malzemesi var. Biz, bunu nedense kullanmıyoruz. Hep 'kopyala, yapıştır' mantığı içerisinde hareket ediyoruz. Bu da o bölgenin özelliklerini yok ediyor" şeklinde konuştu.
"Master plan yapılmalı"
Çeşme'nin yarımada olduğunu belirterek, denizleri kirletmemek adına bugüne kadar mücadele ettiklerini vurgulayan Dalgıç, "Beş tane marinası olan, iki tanesini belediyemizin işlettiği bir bölgeden bahsediyorum. Bölgemizde, koruma mantığını en üst seviyeye çıkarmaya çalışıyoruz. Gelecek kuşaklara tertemiz bir deniz bırakmak istiyoruz. En önemli sorunlarımızdan bir tanesi de balık çiftlikleri. Mutlaka bir yerlerde balık üretim çiftlikleri yapılacaktır. Karşı değiliz. Enerji santralleri için de aynı durum söz konusu. Sürdürülebilir enerjiye de karşı değiliz. Ama bunları, bu planların içerisine hapsetmek zorundayız. Master plan yapılmıyor. Master planlar, devletimiz tarafından yapılmalıdır. Bölgede, nerede hayvancılık, nerede tarım, nerede turizm, nerede enerji yatırımı yapılacağı belirlenmeli. Bu bir tercih sorunudur. Sürdürülebilirlik üzerinde gerçekten durulması gerekiyor" diye konuştu.
"Alaçatı Ot Festivali ziyaretçisi yüzbinleri aştı"
Bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilecek Alaçatı Ot Festivali'nden de söz eden Başkan Dalgıç, "Endemik bitki örtüsü, bütün Ege'de var. Endemik bitkilerin özellikli olanları da var. Nisan ayının ilk haftasında dokuzuncusunu Alaçatı'da gerçekleştireceğimiz Alaçatı Ot Festivali'nde başlangıç noktamız şuydu: hepimiz dağlardan, tarlalardan topladığımız otlarla yemek, salata, meze, tatlı yaptık. Bunu da hiç farkına varmadan, bir yaşam biçimi olarak yaptık. Bunları gelecek kuşaklara aktarabilmek için Ot Festivali'ni başlattık. Alaçatı Ot Festivali, öyle bir büyüdü ki, artık festivale gelen sayısı yüzbinleri aştı. Belediye olarak bir ot bahçesi oluşturduk. Gelen konuklarımız, bu ot bahçesinde, bölgemizde yetişen ot çeşitlerini görerek öğrenebiliyorlar. Alaçatı Ot Festivali'nin bu yıl da çok ses getireceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.